Dönüşüm Muhteşem Olacak! *
Deniz Kırımsoy Denge
Dergimizin iki sayı
ayırdığı ve aslında iki bin sayıya dahi sığmayacak olan dönüşüm kelimesine/kavramına
devam ediyoruz. “Neydi konu?” başlığı altında size öncelikle geçen sayının bir
özetini sunmak isterim[1].
Ardından “dönüşüm dönüştü mü?” başlığı altında, kelimemizin kavramsal ve
dilsel varoluşu arasındaki değişiklikleri izleyeceğiz.
“Dönüşümün sonu” adlı başlıkta ise hem bu hem de derginin
geçen sayısındaki yazının verilerini bir arada değerlendirmeye çalışacağım.
Neydi Konu?
Öncelikle “dönmek”
eylemine bakmış; dilbilgisel, anlamsal ve kavramsal özelliklerine göz atmıştık.
Sonuç itibarıyla üç kavram kategorisi tespit etmiştik: 1) ‘somut ya da
soyut eğrisel bir hareket’ (tam tur kendi ekseninde, bir şey etrafında, çeşitli
yönlere; hatta ileri, geri ya da karışık, girift) 2) ‘somut ya da soyut
bir değişim’ (kararından dönmek, inancından dönmek, gün dönmek, renk dönmek
vb.) 3) ‘gibilik, benzeme’ (maymuna, deliye, çamura vb.). dönmek eylemini
değerlendirip bitirdikten sonra dönüşmek eylemine geçtik.
dönüşmek eyleminin dilbilgisel
anlamda “karşılıklı, bir grup halinde ya da kendi başına işleyen bir
süreç” olabileceğine de değindik. Kavramsal anlamda ağırlıklı olarak dönmek
eyleminin son iki kategorisinden geliştiğini ortaya koyduk: somut veya soyut
değişim ve benzeme. Eylem olarak hem dönmek hem dönüşmek köklü
bir geçmişe sahip demiştik ve varlıklarını doğanın hareketinden aldıklarını
vurgulamış, döngüsel zaman anlayışına dikkat çekmiştik. dönüşmek
eyleminin incelemesi tamamlandıktan sonra bununla birlikte dönüşüm
kelimesini izlemeye başladık. Sözlüklerde yaptığımız yolculukla, dönüşüm
kelimesinin biçim, hal ve şekil değişikliği olarak tanımlandığını belirledik.
Ayrıca inkılap, ihtilal, devrim, reform gibi kavramlarla
yakınlaştırıldığına şahit olduk ve burada resmi dil aracının nasıl eğilip
bükülebildiğini de yakaladık. Ayrıca, aynı çerçevede sözlük yazımı ve yazım
kurallarıyla da bu eğip bükmeye katkı sağlandığını da gördük: bir gelip bir
giden üstten virgüller, bir gelip bir giden şapkalar, yabancı kökenli kelimeyi
okuma bilgisinin bir verilip bir verilmemesi, anlatım biçimi olarak bir Batı,
bir Doğu kökenli kelimeler kullanılması. Böylece dilin, siyasi algı yönetimi
amacıyla kullanımını da dillendirmiş olduk. Bir yakalamayı da evolüsyon,
mutasyon, transformasyon kelimeleri ile yaptık. evrim bir türlü
tanımlanamamış. Sonuç olarak dönüşüme dair şöyle kavram kategorisi ortaya
çıkardık: değişim > yenilenme, dönüşüm ve varoluş
biçimi değiştirme (başkalaşım).
Son olarak terimleri de katınca hemen hemen her alanda dönüşüm
kelimesinin kullanıldığını gördük. Kavramın, iliklerimize kadar işlediğini
ortaya koyduk. Olumlu bir içerik taşımasına rağmen, kimi uygulama sonuçlarının
dünyamız ve insanlık için çok da olumlu olmadığına dikkat çektik.
“dönüşüm” Dönüştü mü?
dönüşüm’ün doğum anından bugüne kadar
olan olgunlaşma sürecine tanıklık etmeye çalışalım. Kelimemiz, Cumhuriyet
tarihimizle neredeyse yaşıt[2].
Tam doğum tarihini söyleyemesek de yaklaşık olarak 1932-38 yılları arasında dünyaya
geldi. Eski ve Orta Türkçede yok[3].
Osmanlıcada yok[4]. dönüşüm,
kelime olarak sadece 80-90 yıldır var.
Peki, daha önce hiçbir
şey dönüşmemiş mi yani, diye sorabiliriz. Öyle ya! Dil, sadece var olan (var
kabul ettiği, var saydığı) bir şeyin adını koyar. Kavramsal olarak dilimiz
ezelden beri değişimi, dönüşümü kabul etmiş. Ancak bunu Türkçe kökenli bir
kelime ile adlandırması çok yeni. Bakalım, kelimemizin tarihsel macerası
nasılmış?
Bu kelime, kökünü Eski
Türkçedeki ‘dönmek, değişmek’ anlamlarında tön- eyleminden almış[5].
Bu kelimeye, “değişmek” eylemine yakın anlamlı olan teg- (ulaşmak,
erişmek, yaklaşmak, değmek, dokunmak, ermek, varmak, olgunlaşmak) şeklinde bir
başka eylem daha var. Kanar (2018) ayrıca ön- (çıkmak, neşet etmek, ulaşmak,
yönelmek, büyümek) köküne ve önet- veya önged-[6]
eylemine de gönderme yapıyor.
1000’li yılların ötesindeki
sözlük taramalarında değmek, değişmek, dönmek, ayır- vb. eylemler ya da ayrı,
başka vb. sıfatlar baki kalmakla birlikte, Müslüman-Arap kültürünün
etkisiyle tahavvül ve istihale kelimelerini görüyoruz. Aynı zamanda
bunlar yakın anlamlı olarak kabul edilebilecek ‘yenilenme’ karşılığı tadilat,
teceddüt, inkılap ve ıslahat; ‘ilerleme, iyileşme, güçlenme vb.’ karşılığı
inkişaf, terakki; başkalaşım anlamında tegayür gibi kelimeleri bulabiliyoruz.
19.yy sonlarına doğru ise Batı etkisiyle transformasyon, mutasyon,
evolüsyon, restorasyon, revizyon gibi halka yayılan
kelimelerin yanı sıra bilim ve teknik alanlarındaki rejenerasyon, transfigürasyon,
transmutasyon, alternatör, alterner, diversifikasyon, metamorfoz,
modülasyon gibi terimlere de rastlamaya başlıyoruz[7].
1930’lar ve Dil Devrimi deyince dilimize dönüşüm kelimesi de giriveriyor.
2000’li yıllarla birlikte teknoloji devrimi ve küreselleşmenin etkisiyle
İngilizce kelimeler yoğunlaşıyor: konverşın, inoveyşın… [8]
Tüm bu kelimelerin bazıları
süre içinde yok oluyor, bazıları bazılarının yerini alıyor, bazıları da anlam,
kavram, şekil şemal değişiklikleri geçirerek Türkçedeki yolculuklarına devam
ediyorlar.
Eminim sizin de
dikkatinizi çekmiştir. Bunların hepsi eşanlamlı değil[9].
Çok azı bir diğerinin yerine tam olarak kullanılabiliyor. Mesela değişim
yerine dönüşüm kullanılabilecek metinler var. Ama tadilat yerine mutasyon
kesinlikle kullanılamaz, onarım, yenileme, restorasyon, iyileştirme,
güçlendirme kullanılabilir. O da yer yer. Bu kelimelerin arasında nüanslar,
yani küçük anlam, çağrışım, kavram ayırtıları bulunuyor. Yukarıdaki paragrafta
sıraladığımız kelimelerin bazıları da terim. Bazı kelimeler, bir diğerinin üst,
alt ya da yakın, denk kavramı olabiliyor. Temel kelimelerimizin altına sadece
zıt kavramları dahi eklesek oldukça geniş bir kavramlar listesine sahip
oluyoruz. Bütün bu kelimeler, kavramsal bir zenginliğin işareti[10].
Kavramsal çerçeveyi daha
iyi gözlemleyebilmek için dönüşüm kelimesinin çevresine eklemlenebilen
sıfatlara bakalım. Eşdizim Sözlüğümüz dönüşüm kelimesinin etrafında şu
sıfatları tespit etmiş: anlık, beklenmedik, bilinmedik, bunca, ciddi,
denetimsiz, devrimci, esaslı, hızlı, ilerici, imgesel, irili ufaklı, kalıcı,
komik, köklü/kökten/radikal, marjinal, rafine, sancılı, sembolik, temelli,
yapısal[11]. Bu
sıfatlara kabaca bakıldığında bunların ağırlıklı olarak olumlu ya da tarafsız
sıfatlar oldukları söylenebilir[12].
O halde dönüşümün olumlu bir yön ya da niyetle gerçekleşen bir eylemdir.
Ancak bunu, kendi kendine gerçekleşen dönüşümler, karşılıklı gerçekleşen
dönüşümler, bir grup halinde gerçekleşen dönüşümler olmak üzere üç kavram grubu
oluşturduğunu hatırlayalım. Ayrıca insan eliyle gerçekleşen/gerçekleştirilen ve
kendi kendine olagelen dönüşümler olmak üzere iki bakış açımız var. Toplamda bu
olumluluğa beş açıdan baktığımızda farklı bir sonuçla karşılaşıyoruz. Anlaşılan
insan eliyle gerçekleşen ve/veya tâbi kılınan dönüşümlerde ‘olumsuzluk’ ön
plana çıkıyor görünüyor[13].
Kelimemiz dönüşümün,
terimsel kullanım alanı da son derece geniştir. Sosyal bilimler, matematik
bilimleri, fen bilimleri, sağlık bilimleri hatta sanat konularında da terimsel
kullanımı çok yaygın[14].
dönüşüm, tek başına da bilimsel bir terim ve çeşitli bilimsel sıfatlarla
da kullanılabiliyor[15].
Bugün çeviri kelimesiyle adlandırdığımız, bir
dildeki bir metni başka bir dile aktarma işine, kısa bir dönem de olsa dönüşüm,
dönüştürme demişiz. Fransızca ve İngilizce karşılıklarında da böyle bir
anlam mevcut imiş. Dil devrimi sırasında bu anlamda dönüşüm kelimesi
kullanılmış ya da kullanılması önerilmiş, ancak tutmamış.
Son olarak bir tarama
daha ekleyelim. 1989-2013 arası sözlü ve yazılı kaynaklardan kelimelerin nasıl
kullanıldığına bakabildiğimiz TUD (Türkçe Ulusal Derlemi) veri tabanına
bakalım:
1989-1995 arası sözlü
dil veri tabanında dönüşüm YOK; yazılı dil veri tabanında 89 defa
geçiyor (çoğu terimsel; değişim, yenilenme anlamında)
1995-2005 arası sözlü
dil veri tabanında 6 defa (çoğu terimsel); yazılı dil veri tabanında 329 defa
geçiyor (değişim, yenilenme, yenileme anlamlarında ve terimsel kullanımlar)
2005-2013 arası sözlü
dil veri tabanında sözlü dil veri tabanında 14 defa (6’sı geri dönüşüm yerine;
kalanlar değişim, yenilenme, yenileme anlamlarında); yazılı dil veri
tabanında 230 defa geçiyor (değişim, yenilenme, yenileme, biçim değiştirme
anlamlarında. Terimsel kullanımlarda önemli bir azalma var)
Bu sayılar bize, bir
Cumhuriyet bebeği olan dönüşüm kelimesinin, kendi kavramsal çerçevesine ancak
kavuşabildiğini gösteriyor. Bugün sözlüklerde “esk.” (eski kullanım) diye
imlediğimiz yabancı kökenli kelimeler daha neredeyse yeni yeni kullanımdan düşmüş[16].
Aynı süreci, dönüşümün değişimden
kavramsal olarak kopma süreci olarak da kabul edebiliriz. Sonuç olarak dönüşüm
de bir nevi değişim. Ama genellikle kalıcı ve geri dönülemez bir değişim, daha
olumlu sonuçlara sahip ve kesinlikle bir oluş sürecine ihtiyaç duyuyor.
2000’lerin başından itibaren dönüşüm kelimesinin kullanımı hızla artmış.
Bu kullanım yoğunluğunun artışına bir de dönüşüm kavramına eklemlenen
diğer yeni kavramları da katmalıyız: tekamül (kamil olma yolunda
ilerleme; gelişme, ruhsal dönüşüm vb) ve upcycling (ileri
dönüşüm) ya da recycling (geri dönüşüm) ve ayrıca teknik
kullanımları…
Hepi topu 30-40 yıllık
bir kavramsal içerik gelişmesine sahip olan bir kelimemiz dönüşüm. Görünüşe
göre de çok hızlı dönüşmüş.
Dönüşümün Sonu!
dönüşüm kelime olarak yokmuş eskiden. değişimi anlatan eylemler varmış. Fars,
Arap kültürlerinin etkisiyle başka kelimeler de kullanmışız. Sonra Batı kökenli
kelimeler katılmış bu kervana. Kavram çerçevesi kâh içerik kaybetmiş, mesela çeviri
olmuş sonra bu kaybolmuş. Kâh içerik kazanmış, mesela yenilenmek ve başkalaşım
anlamı eklenmiş. Kâh neredeyse tamamen değişmiş, mesela ihtilal
de olmuş, evrim de; ihtilal, sonra sonra yenilenme olmuş; evrim
bir bulanmış, karışmış sonra değişinim olmuş (mu?!). Ardından teknoloji
devrimi yaşamışız, küreselleşme başlamış, yayılmış; şimdi paralel evrenlerin
dijitalinden de bahseder olmuşuz. Oralar konverşınlar, transformeyşınlar
filan getirmiş[17].
İşe böyle böyle az
gitmişiz, uz gitmişiz, dere tepe düz gitmişiz; gelmişiz bugüne, bir bakmışız dönüşüm
şöyle bir şey olmuş:
dönüşüm + yenilenme + başkalaşım = değişim
değişim > dönüşüm (Çünkü değişim, dönüşümden daha geniş. Çünkü
her dönüşüm, bir değişimdir. Ancak her değişim, bir dönüşüm değildir)
ve / ama
dönüşüm = değişim (dış yapısal veya iç yapısal -atomun bile içine kadar ya da ruha kadar gidebilen-
her türlü değişim sürecidir[18].
Anlık dönüşüm olmaz, bir süreçtir. Kalıcı değişimlerdir. Bu üç özellik, bir
dönüşümü, bir değişimden ayırır.
dönüşüm = yenilenme[19]
(yeni, iyi, güçlü vb. hedefli süreçler ya da özellikle
fels. ve pol. çerçevede büyüme, ilerleme, güçlenme hedefli süreçler bağlamında dönüşüm,
yenilenme kavramı ile eş çerçevededir.)
dönüşüm = başkalaşım (bir nesne, durum ya da canlının tümüyle başka bir nesne, durum ya da
canlıya dönüşmesi bağlamında kökten değişim sürecidir)[20]
Bu tabloyu ve
dipnotlarındaki ayrıntıları incelerken dikkatimi çeken birkaç noktayı daha
paylaşmak isterim:
dönüşümün, yenilenme başlığı altında sıralanan kelimelerin bağlı olduğu
“yeni”, “iyi”, “güçlü”, “güzel” gibi sıfatlar (bkz. dip not 19) ilk bakışta
olumlu anlam içeriğine sahip. Zıt kavramlarına bakıldığında normalde olumsuz
anlam içeriğine sahip kelimelerin geçmesi beklenir: “eski”, “kötü”, “güçsüz”,
“çirkin” vb… Nitekim bir kısmı da öyle. Ancak bu kategorideki zıt
kavramlara tek tek baktığımızda farklı bir durumla karşılaşıyoruz. Bunlardan
bazıları, belki de hepsi şartlara göre istenen, beklenen, olumlu addedilen bir
değişikliğe işaret edebiliyor. Listedeki eskime örneğinden yola çıkalım:
İkinci el piyasasında “retro” denilen bir kavram vardır. Bu, eskiden var olup
da aynısı yeniden yapılan ürün anlamına gelir. O halde yeni ürünün eskitilmesi,
belli şartlar altında bırakıldığında ürünün eskimesi; beklenen, istenen, olumlu
bir sonuçtur. Başka bir deyişle ‘iyi’dir. Kısaca ‘iyi’nin karşıt anlamlısı ‘kötü’
değil, ‘iyi’ olabiliyor. Yine listedeki klasikleşmeyi de ele alalım. Bir
şeyin klasik hale gelmesi; istenen, beklenen, olumlu bir sonuçtur genelikle. Halbuki
bu listede ‘yenilenme’nin karşıt anlamlısı olarak yer alıyor. Yani aslında kötü
bir şey olması lazım. Gerçekten de “vasatlaşmak, klişeleşmek” anlamında klasikleşmek
de kullanılabilir. Muhafazakarlaşmayı da son örnek olarak alalım: sol
politika açısından olumsuz bir içeriğe sahip görünen bu kelime; korunma,
istikrar, değerlere sahip çıkma açısından ele alındığından olumlu bir içeriğe de
sahip oluyor. Kısaca bu listedeki hiçbir şey, iyi, güzel, güçlü ya da
kötü, çirkin ve güçsüz olmayabilir. Şartlara ya da neden-sonuçlara göre ‘iyi’ olan
‘kötü’, ‘kötü’ olan ‘iyi’ olabilir. Dönüşümün genelde olumlu yönde
gerçekleştiği sonucumuza böylelikle, dönüşüme karşıt dönüşümler de şartlar
değiştiğinde olumlu sonuç verebilir şekline geldi. Bu durum garip değil. “İyi
nedir?”, “İyi diye bir şey yoktur”, “Her
iyide bir kötü vardır” gibi insanlık tarihi boyunca var olmuş felsefi soru ve
yaklaşımların dile yansımasından ibarettir.
Hem kişisel büyük
dönüşümlerin (dönüşüm, tekamül) hem de toplumsal büyük dönüşümlerin (devrim,
reform, ihtilal) karşıt anlamlıları tamamen aynı: durma, durağanlık, durgunluk, hareketsizlik, sabitlik, aynılık //
muhafazakarlaşma, klasikleşme, koruma // eskime, köhneleşme, çağdışı kalma // barış, istikrar, huzur, refah. Bu, toplumsal
çalışmaların her birinde, sosyoloji, sosyal psikoloji ve psikolojinin eş güdümlü
gitmesi gerektiğini gösteren dilsel bir kanıt.
dönüşümün dönüşümü devam edecek; son bulması olanaksız. En basit sebebi, evrende her
şeyin zaten değişiyor olması. Kavramlar da buna bağlı değişecek. Peki ya kavramsal
çerçeve? O da değişecek ve gerçekte, şu an dahi değişiyor.
Mesela terim listemizden,
dijital pazarlama alanına ait dönüşüm kavramını ele alalım. Dünyamız
dijital pazarlama çağına ne zaman girdi? 25-30 yıl önce. Bir pazarlama
stratejisi olarak da conversion[21]
marketing ortaya çıktı. Yani dönüşüm pazarlaması. Buradan da dönüşüm
oranı, dönüşüm hunisi, dönüşüm stratejisi vb. terimler üremeye
devam etmiş. dönüşüm, yapılan tanıtım çalışmasına harcanan emek ve
maliyetin ne kadar müşteri ve bilinirlik ve kazanç sağladığını ifade eden terim[22].
Kendi seyri içindeki dönüşümleri
çoğunlukla olumlu; insan eliyle yapılan, tâbi kılınan dönüşümleri
çoğunlukla olumsuz şeklinde tespit etmiştik. Bazı teorisyen ve aktivistlere
göre dünya için yapılabilecek olumlu bir dönüşüm kalmadı. Bazıları da hâlâ
yapılabilecek bir şeyler var diyor. Kimileri; doğal akıştır, doğa bunu halleder
diyor. Ben, yapılacak bir şeyler var grubuna inanmayı tercih ediyorum. Dönüşüm
muhteşem olacak! Olsun!
* HEYBE, Sosyal Hizmet ve Sosyal Politika Dergisi, Ocak/2023, Nika:Ankara
[1] HEYBE, Sosyal Hizmet ve
Sosyal Politika Dergisi, Yaz/2022, Nika:Ankara
[2] Bayar, Nevnihal. 2006. Açıklamalı Yeni Kelimeler Sözlüğü. Akçağ:
Ankara
[3] Böyle bir kelime Eski
Türklerde kesinlikle yoktu denemez. Sadece günümüze dek ulaşabilmiş kaynaklar
arasında bulunmuyor denebilir. Halen çeşitli zorluklar nedeniyle deşifre
edilememiş bir kelime de olabilir, sadece sözlü dilde kullanılıp kalmış
olabilir. Bence değişmek gibi soyut bir eylem üretebilmiş olan bir dil,
teorik olarak bir ad da yaratmış olmalıdır. değişmek anlamına gelen teg-, tön-, ön- önet ve önget- eylem
kökleri dışında, geçen sayımızda ele aldığım ve sadece tön-, yani
dönmek eylemine yakın olan yan-, kay-, çewür-, dewür-, bur- eylem köklerine de baktım. Acaba
içlerinden bir tanesinin Eski ve Orta Türkçede, dönme dışında değişme
anlamı barındıran bir ad olmuş ihtimali var mı diye? Hayır, bu yolda da bir
tane kanıt bulamadım.
[4] Osmanlıca sözlüklerde dönüşüm ve dönüşmek eylemleri odağında
yaptığım tarama sonuç vermedi. Arapça, Farsça muadillerini görebiliyoruz.
[5] tön- eyleminin sadece dönmek
değil, değişmek anlamına da geldiğini, buna yakın anlamlı diğer
eylemlerle ilgili bilgiyi Heybe Dergimizin bir önceki sayısında ayrıntılarıyla
yer vermiştik.
[6] Bayat-Çınar, 2018.
[7] Dilimize giren kelimelerin etimolojik çalışmaları
sırasında kronolojik bir sıralama yapma kaygısı güdülmemiş. Bu nedenle, ilgili ‘bir
kelime ne zaman ilk defa dilimize girdi’ sorusuna yanıt vermekte zorlanıyoruz.
Buna tahminle cevap vermek zorunda kalıyoruz.
[8] Araştırmamın Eski Türkçe, Orta Türkçe verilerinin kaynakları şöyledir:
Bayat, Fuzuli; & Minara Aliyeva Çınar. 2008 Eski
Türkçe Sözlük. Ötüken. İstanbul.
Bayat, Fuzuli. 2008. Orta Türkçe Sözlük (11-16.yy).
Ötüken: İstanbul
Kanar, Mehmet. 2018. Eski Anadolu Türkçesi. 2.
bas. Say:İstanbul
Gülensoy, Tuncer. 2007. Türkiye Türkçesindeki Türkçe
Sözcüklerin Kökenbilgisi Sözlüğü. TDK: Ankara,
Nişanyan, Sevan. Çağdaş Türkçenin Etimolojisi. https://www.nisanyansozluk.com/ (alıntılama tarihi 2022).
Osmanlı döneminin verileri için
de şu kaynaklardır:
Devellioğlu, Ferit. 2000. Osmanlıca-Türkçe
Ansiklopedik Sözlük. 17. Bas. Aydın Kitabevi:Ankara.
Hacki Tewfik (Galandjızade).1917. Türkisch-Deutsches
Wörterbuch. Otto Holze’s Nachfolger: Leipzig
Özön, Mustafa Nihat. ?. Osmanlıca-Türkçe Sözlük.
İnkılâp:İstanbul
https://www.osmanlicasozlukler.com/
Yabancı kökenli sözcükler dahil güncel veriler için
kullandığım kaynaklar: bkz. dip not.17
[9] Dilde eşanlamlılık diye bir şey yoktur. Bu sadece
öğrenme ve eğitim sürecinde, ya da dil araştırmalarında bir nevi kategori
kolaylığı sağlasın diye oluşturulmuş bir kavram. Hiçbir kelime bir diğerine
eşanlamlı olamaz. Hafif ya da oldukça ciddi anlam birim farklılıkları vardır.
Bu nedenle yakın anlam demek daha doğrudur.
[10] Burada oldukça güçlü bir sav ileri sürebiliriz: Türkler;
sadece kendi dillerinde değil, başka dillerden ödünçlemeler de alarak, hem
anlam ve kavram hem de nüans zenginliği bol bir dile sahiptirler ve diğer
dillere oranla bunu güçlendirebilecek daha geniş bir altyapıya sahiptirler. Anadolu
tarihinin kelimeler ve kavramların içine yansıyan büyük zenginliği, politik baskılardan
arındırılabilirse, bu, her alanda yaratıcılığın hızlı bir şekilde
derinleşmesine ve yayılmasına hizmet edecektir.
Ayrıca, Türkçenin fakir olduğunu ileri sürenlerin
Türkçeye hiçbir katkılarının olmayışı da tartışılabilecek ayrı bir konudur.
Dili geliştiren o dili konuşanlar, kullananlardır. Kurumsal bir hareket dili
geliştiremez. Böyle bir bakış açısı dilin ve insanın doğasına aykırıdır.
Bu vesile ile düşünce ve duygu üreten herkesi burada
cesaretlendirmek isterim. Herkes dilin oluşumuna katkı sağlayabilir. Bilim
insanları ve şairler zaten ve zorunlu olarak bunu yaparlar.
[11] Türkçenin Eşdizim Sözlüğü. http://turkcederlem.mersin.edu.tr/esdizim/ (alıntılama tarihi 2022)
[12] Bu kişisel varsayımımdır. Kesin bir sonuç için bu sıfatların geçtiği
metinler üzerinde anlam ve kavram analizleri yapmak gerekir.
[13] Bu da kişisel varsayımım. Yine tam bir sonuç için her kelimenin hem kendi
içinde hem de yanındakiyle bağlamsal ilişkisini ortaya koyabilecek söylem ve
söz analizleri yapmak gerekir.
[14] Tıp: gen dönüşümü (mikrobiyoloji), hidrotermal dönüşüm,
karsinomatöz dönüşüm (mikrobiyoloji), malign dönüşüm (patoloji)
// Ekonomi: KRY dönüşümü (işletme), kurumsal dönüşüm (işletme),
sektörel dönüşüm, endüstriyel dönüşüm, dönüşüm (pazarlama), kentsel dönüşüm
(ekonomi, politika) // Fizik: Çoklu dönüşüm, faz dönüşümü
(elektrik), Fourrier Dönüşüm Yöntemi (elektrik), renk dönüşümü (optik),
renk uzayı dönüşümü (optik) // Bilişim: dönüşüm, Hough Dönüşüm
Yöntemi // Edebiyat-dil: koşullu dönüşüm (edebiyat), sözel dönüşüm
(edebiyat), şiirsel dönüşüm (edebiyat) // Matematik:
kapalı dönüşüm, dönüşüm geometrisi // Kimya: dönüşüm // Şehircilik:
geri ve ileri dönüşüm (atık değerlendirme). Ayrıca kurumsal terimler
de bulunuyor: ders denklik not dönüşümü (MEB), sağlıkta dönüşüm (Sağlık
Bakanlığı). Nasıl kategorize edeceğimi bilemediğim, sadece bir kez
kullanılmış görünen, doğruluk paylarından emin olamadığım sabit dönüşüm,
yaşam dönüşüm modeli ve online dönüşüm terimlerini de ekleyelim.
Ve aslında çok daha fazlası var. Çünkü elimizde olan sözlükler sadece belli bir
zaman dilimine sahip ve en az son 10 yılı göremiyoruz. Mesela uzay bilimlerinde
dönüşüm terimleri oluşumu sorusu açık.
[15] bilimsel, biyolojik, demografik, ekolojik, endüstriyel, fiziksel,
ideolojik, kurumsal, küresel, nüfus bilimsel, politik, psikolojik, psikososyal (veya psiko-sosyal), siyasal, sosyal,
sosyoekonomik (veya sosyo-ekonomik), sosyolojik, toplumsal.
[16] Son 20 yılın verilerine ulaşamadığımız için günümüzdeki
durum hakkında bir yorum yapmak zor. Ancak genel olarak Arapça kökenli
kelimelerin yoğunlaşmaya başladığı, herkes tarafından gözlemlenebilir durumda.
[17] Makale için gereken tüm güncel veri tabanı aşağıdaki
kaynaklarla oluşturulmuştur:
Ayverdi, İlhan.
2020. Misalli
Büyük Türkçe Sözlük. Kubbealtı:İstanbul.
Cin, Ş. Recai. 1971. Kavramlar Dizini.
(2 cilt), Ankara Üni. Basımevi. TDK yay.
Duman, Deniz. 2022. „Şirketimizin adı neden dönüşüm?“.
Yayınlanmamış sesli görüşme kaydı.
Etymo. Online Etymology Dictionnary. https://www.etymonline.com/ (alıntılama tarihi 2022)
Hawramani. Arabic
Lexicon. http://arabiclexicon.hawramani.com/%D8%AD%D9%82%D8%A8/ ((alıntılama tarihi 2022)
TDK. Genel Sözlük. www.tdk.gov.tr (alıntılama
tarihi 2022)
TUD. Türkçenin Ulusal Derlemi. (https://v3.tnc.org.tr/) (alıntılama tarihi, 2022)
Türkçenin Eşdizim Sözlüğü. http://turkcederlem.mersin.edu.tr/esdizim/ (alıntılama tarihi 2022)
Yurtbaşı, Metin. 1996. Eş ve Karşıt Anlamlılar Sözlüğü.
MEM Ofset. Ankara.
[18] dönüşüm
Yakın ve ilgili kavramlar:
dönüşme, dönüşüm,
dönüştürme, transformasyon, (esk) istihale, (esk) tahavvül, (esk) tahvil, (esk)
tenevvü / farklılaşma, başkalaşma, çeşitlenme, tegayür / (özellikle felsefe ve
politikada) devrim, reform, ihtilal / (özellikle psikoloji ve dinde) (ruhsal)
dönüşüm, tekamül.
Zıt ve ilgili kavramlar:
durma, durağanlık, durgunluk,
hareketsizlik, sabitlik, aynılık, muhafazakarlaşma, klasikleşme, koruma //
eskime, köhneleşme, çağdışı kalma // (özellikle felsefe, politikada, psikoloji
ve dinde) barış, istikrar, huzur, refah //
[19] yenilenme
Yakın ve ilgili kavramlar
yenilenme, yenileme,
yenileniş, yenilikçilik, derleme-toplama, inovasyon, renovasyon, restorasyon, (esk)
teceddüt / güçlenme, güçlendirme, tazelenme, gençleşme, dirilme / güzelleşme,
güzelleştirme, tazelenme, estetikleşme, sanatsallaşma / iyileşme, iyileştirme,
düzelme, düzeltme / onarım, onarma, tamir, tadil, tadilat, restorasyon / (öz. fels., pol.) büyüme, büyütme, gelişme,
geliştirme, ilerleme, ilerletme, ıslahat, (esk) inkışaf, (esk) terakki,
inkılap, çağdaşlaşma, modernleşme, muassırlaşma, asrileşme, medenileşme.
Zıt ve ilgili kavramlar
eskime, eskitme, eskiyiş
/ klasikleşme, köhneleşme, yaşlanma, çökme, çöküş, dağılma, eprime, parçalanma,
dağılma, sararma, solma / paslanma, dökülme / bayatlama, bozulma, çürüme /
harabeleşme, hurdalaşma, çöplüğe dönme / olduğu gibi kalma veya bırakma, donma
// güçsüzlük, güç kaybı, güçsüzleşme, eksilme, zayıflama, zaaf artışı, iradesizleşme,
iktidarsızlaşma, iktidar kaybetme, acze düşme, bitme, çökme, dağılma,
halsizleşme / erime, eskime, yorgunluk, halsizlik, takatsizlik, ihtiyarlama,
kocama, yaşlanma // çirkinleşme, çirkinleştirme, kötüleşme, kötüleştirme /
bayatlama, çürüme, bozulma, çökme / vasatlaşma, bayağılaşma, adileşme,
sıradanlaşma, değersizleşme, önemsizleşme // kötüleşme, bedleşme, berbatlaşma, beterleşme,
fenalaşma, olumsuzlaşma / hastalanma, ciddileşme, kritikleşme, ağırlaşma,
vahimleşme, zorlaşma / bozulma, çatlama, dağılma, eskime, örselenme, zedelenme,
incinme, kırılma, tahrip edici, vehamet verici, felaket halini alma, /
adileşme, aşağılıklaşma, sıradanlaşma, değersizleşme, önemsizleşme,
seviyesizleşme / gerginlik, korkutuculuk vb. // bozma, bozulma, parçalama /
harap etme, viran bırakma // yıpranma, yıpratma, aşınma, sökülme, tarazlanma,
tiftiklenme, yırtılma // küçülme, gerileme, daralma, zayıflama, dağılma, çökme
/ durma, durgunluk, hareketsizlik, sabitlik, aynılık / muhafazakarlaşma,
klasikleşme, koruma / eskime, köhneleşme, çağdışı kalma / barış, istikrar,
huzur, refah
[20] başkalaşım
Yakın ve ilgili anlamlılar
başkalaşma, başkalaşım, farklılaşma,
farklılaşım, (esk) tenevvü, (esk) tegayür, (esk) istihale,
(esk) tahavvül, (esk) tahvil / evolüsyon, evrim, evrilme,
değişinim, transformasyon, mutasyon, metamorfoz
Zıt ve ilgili kavramlar
durma, durağanlık, durgunluk, hareketsizlik,
sabitlik, aynılık
[21] conversion İngilizceden
dilimize geçti. Latince kökenli bir kelime. Başındaki co- bir önektir ve
başına geldiği kelimeye ‘birliktelik, beraberlik’ anlamı katar. Yerine göre con-,
com-, cu- cum-, cun- şekilleriyle de karşılaşmak mümkün. Türkçede
bildiğimiz koordinasyon, kooperatif gibi kelimelerin başında da
bu önek var. Kelimemizde, bu önekten sonra gelen wer- ise bir eylem ve Eski
İngilizcede ‘dönmek’ anlamına geliyordu. convert eylemi, 14yy. İngilizcesinde
“dini inancından dönmek” anlamına geliyordu. Daha sonra “bir durum/biçimden
başka bir durum ya da biçime geçmek” anlamını kazandı. Teknoloji çağında bu
anlamı daha da genişledi ve “herhangi bir formattaki dijital veriyi başka bir
formata çevirmek” anlamını kazandı. Şimdi de karşımıza bir satış stratejisi,
bir ekonomi terimi olarak çıkıyor.
[22] Bu konuda yazıma deneyimini katan Dönüşüm Sistemleri Şirketinin Yöneticisi Deniz Duman’a teşekkür ederek başlamak isterim. Bu makaleyi yazarken hayat bizi karşılaştırdı. Kendisi dönüşüm stratejileri danışmanlığı ve eğitmenliği yapıyor. O böyle dönüşüp dönüştürürken, ben kendimi başka bir şekilde dönüştürüp dönüşürken, bir yandan dönüşüm konulu makalemi yazarken, meraktan sordum kendisine: Neden şirketinizin adı Dönüşüm? Hem bu terimsel anlamı hem de metamorfoz ve kişisel dönüşüm ile ilişkisi şirketin adını doğurmuş. Deniz Duman, dijital göçebelik kavramı altında “zincirlerinden kurtul, al eline laptopunu nereden, nasıl istersen çalış” mesajı vermeye çalışıyor. “Önce siz dönüşeceksiniz” diyor. Logoyu da bir kelebek olarak düşleyip yapmışlar. Tırtıldan kelebeğe dönüşmek esas düşünce. Logoda yer alan kelebeğin pixelli oluşu ömrünü de uzatmış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder